bezgin endüttrü miyendisinden seçmeler...

8 Aralık 2009 Salı

Neden hep iyiler yener ki..


Dün annemizden sonraki en önemli bilgi kaynağımız olan google amcaya bir şeyler danışmak için girdiğimde popeye'nin nam-ı değer temel reisin ilk yaratıldığı günün kutlanması dolayısıyla bir resim ilişti gözüme.İşte o an aklıma hedele hödölö gezip çizgi filmler izlediğim günler geldi aklıma.Ve ta o zamandan bu zamana kendi içimde besleyip büyüttüğüm fakat cevabını bir türlü bulamadığım bir soru.Neden hep iyiler yener ki? Tamam kabasakal abimiz görünüş itibariyle pek efendi gibi durmasa da içinde o sıska aptal safinaza karşı müthiş bir aşk beslemektedir.Dumansız hava sahası diye çığırtılan şu günlerde ağzında piposu,ıspanak olmasa bir skm yapamayacak olan(ki halen düşünürüm ülen o kadar ıspanak yedik neden bizde işe yaramadı diye)taka temelin her seferinde o kaslı,her yolu deneyen yağız kabasakalımı nasıl yendiğini düşünüp hayıflanma halkalarına bir halka daha takardım.
Hele sadece allah vergisi koşan moron roadrunner her seferinde nasıl da o dahi ruhlu,ilim irfan sahibi,hesap kitap bilen(acme ürünlerine bir kez daha lanet ediyorum ne çürük mallar onlar kardeşim ya) çakalımı yeniyor yıllardan beri aklım almıyor arkadaş.Senin hiç gücün tükenmez mi be runner kardeş niye aptal gibi gezip durup sinir edersin çakalımı.Ama yok tükenmedi.Ara sıra bakıyorum rastgelince hala da tükenmediğini görüp çakalıma başka av mı yok düş yollara bak keyfine be çakal demekten başka bir şey gelmiyor elimden vallahi.
Peki ya şirinlere ne demeli.Şirin çileği,şirin çöreği,şirin zımbırtısı diye diye çevredeki herkesi şirin sandığımız,dedemizin niye kırmızı şapkası ve sakalı yok diye iç geçirdiğimiz günlerin hesabını kim verecek bizlere.Adam sırf hayatını bu küçümenlere adamış diye 50 şirinden dayak yemek zorunda mı?Hani mertlik,sıkıysa teker teker gidin adamın üstüne.Ama yok illa dayanışma olacak şirinciklerde.
İşte benim gibi düşüncelere sahip olan bir neslin çocukluğu gerçekte mümkün olmayan fakat bize hep yutturulmaya çalışılan yalanlarla geçti.Hayır hayatta emeğiyle hakkıyla hırsıyla yüksek yerlere gelebilen,ıspanağını yeyip hiç üzülmeyen kanaatkar kaç insan kaldı sormak isterim.
Bu sebeplerden dolayı bundan sonraki neslin de kandırılıp büyüyünce bloglarına böyle yazılar yazmamaları için bir kez de olsa çakalın roadrunnerı yediği,kabasakalın da ıspanak keşfine erişip aptal safinazıyla mutlu mesut yaşadığı,gargamelin şirinleri yeyip üstüne sodasını yudumladığı,fenerin bir kez dahi olsa avrupa kupasını alabildiği çizgi filmler görebilmek dileğiyle..

1 yorum:

  1. fenerin avrupa kupası aldığını ancak çizgi filmde görebiliriz zaten :)
    kalemine sağlık kardeşim..

    YanıtlaSil