
Hak eden etmeyen herkes için kullanılan tek sözcük vardır bu geniş divanlı lügatı türkümüzde.Emeğine sağlık..
Kimi zaman haksız olduğunu bilsen de sana tepesinden baktığı kaf dağının sahibi olduğunu düşünsen de arkası kalın abilere emeğine sağlık deyip işin içinden kurtulursun kardeşim.
Bazen biten bir ilişkinin ardından karşındakine son bir teselli olsun diye denir,bazen de başarısızlıkla tamamlanan bir görevden sonra eşine dostuna sımsıkı sarılırken.
Bazı kelimeler,duygular esas sahiplerine verildiğinde anlamlanıyor gözünde insanın.Ha bu arada unutmadan esas sahibi demişken emeğiyle çalışan,çalışırken bordrolarında gördükleri minimum sıfırla yanar gibi yapıp son anda vazgeçen dalgacı ocaklarını tüttüren,bir avuç yıla sahipken bu uğurda yıllandırılıp yıldırılan emekçilere en çok yakışıyor bu laf yakıştırmayanlara inat.
Haktan aldığı hakla işine gücüne bakanların harcıdır aslında bu laf.Bazen bir çift mısranın içinde vurulurken halkının kendisini unutmamasını isteyen bir şaire,yeri geldiğinde ise beynindeki nöronları sistemin istediği gibi yönlendirmeyip ağzından çıkanların onu bir dama attırdığı düşünce dolu insanlara yakışır.
Öyle bir an gelir ki vicdanının tüm sızlamalarını da arkana alarak bu lafın gitmesi gereken yere karar verirsin sonunda.Yakışır bu laf,kabarması için koyduğu mayanın içine düşen alın terini gördüğünde fırıncıya da,bütün meyhanelerini dolaşmak için çıktığın gecenin sabahında gördüğün İstanbul'un gerçek korumaları çöpçülere de.
Otuz yedi güneşi gerilmiş gerici gün, dumanıyla söndürürken gidenlerin ardından ağızlardan da dökülür,otuz üç sene öncesinde binlerce emeğe sıkılan mermilerin sonunda bir tutam karanfil eşliğinde söylenen türkülerde de.
İster garba doğru dön yüzünü,ister nura doğru,istersen de başını eğ hiçbir tarafa dönme ama yine de sen sen ol emeğini gördüklerine yarın bir kez olsun emeğine sağlık de..
emeğine sağlık:p
YanıtlaSil