bezgin endüttrü miyendisinden seçmeler...

27 Mart 2012 Salı

Hoşgeldin Aslanım

Masum bir aslan dünyaya gözlerini açtı bir kaç gün önce..İçinde bulunacağı dünyayı bilmeden çıktı kozasından.Herkes gibi belki evet.Bir aslan gibi ormanının kralı mı olacak, yoksa kayıp gidecek mi bozuk sistemin içinde nefretle güneşe bakan bir kar tanesi gibi.
Kendisine biçilen değer yargıları içinde bir kimliğe sahip olacak.Devletin memuru çıkart ulan kimliğini dediğinde neden diye sorgulamasına fırsat verilmeden alıkonulacak 3-5 günlük kimliği.Kayıp gidecek düşünceleri şimdiki saflığına inat..

 Maratonuna başladığı andan itibaren değersiz katma vergilerin içinde kaplumbağa misali yavaşça atacak adımlarını ebeveynlerinin ayak-yorgan ilişkisi içinde.Alacak yerini kayıp isimli borçlular listesinde tanrısının.Bak yavrum sonsuz bir mutluluk olacak ileride, adım atmaya ona göre başla. Elemterefiş kem gözlere şiş mazallah tamam mı?

 Of be içimi kararttın daha 3 günlük dünyamda.Yok mu dişlerimin tamamını gösterecek kadar beni güldürecek şeyler diye sormakta özgürsün.Bu özgürlüğü iki kelimeyle sana dikte edeceğim iyi belle bunu. Özgürlük ve Aşk..

 Eline tutuşturacakları kağıt parçalarıyla özgürlüğünü satın almaya çalışacaklar.Bülbüle sorsan kafesi güzeldir evet ama sesi bir karlı kayın ormanında soğuktan donmak üzere olmasına rağmen kanatlarını gökyüzüne ulaştırmaya çalışan ahbabının eline su dökemez.Özgürlük şarkıları söyle çocuk her zaman.Beşiğinin,tulumunun içinde bile sıkılıyorsundur şimdi.Sen düşün bak ne kadar önemli şu özgürlük dedikleri.

 Karşına birileri çıkacak ve ana baba kucağından başka sevgileri de senin o pırpır etmeyi bilmeyen kalbine öğretecek.Küçük sevimli ellerini sımsıkı tutacak ve sol yanına koyacak.Gözleri gözlerine takılmış gitmeye niyeti yokken.Baştan söylemesi üzüleceksin de elbette.Yok öyle armut piş ağzıma düşçülük.Kıymetli olanı bulana kadar kazıklar yiyeceksin en sivrisinden.Acıtacak, hem de çok..Elinde birkaç şişe vuracaksın kendini sahile.Dalgaların mı yoksa gözyaşlarının sahibinin mi sesi daha güzel diye arabesk düşüncelere atlayacaksın.Ama yılmak yok bilesin.Senden sonra, belki de senden önce retinasına ışık düşmüş biri var bu dünyada.Bunu da bıngıldağından içeri sok tamam mı?

 Dayıcığından naçizane birkaç öğüt daha sana aslanım.Okuma bayramın olduğunda yanında göremezsen beni diye kırmızı kurdeleni şimdiden hazırladım.Kelimelerin içinde gizli o parlak kırmızılık..

 Ders mi istiyorsun, bak bakalım etrafına.Bundan sonra gördüğün, göreceğin her şey ve her insan bir ders senin için.Hepsinden bir şeyler kapacaksın.Kimi seni yarı yolda bırakacak, kimi yalan söyleyecek, kimi elini tutup sana doğrusunu gösterecek.Çelme takan da olacak, düştüğünde seni kaldıran da.Yılmadan yürüyeceksin, hedefin olacak.Ama bu hedef dediğim zannetme ki maddiyata dair olacak.Hedefin olacak; mutlu olabilmen için.İnsanlara değer vermesini bileceksin.

 Bir de sakın unutma; güleceksin.Ne olursa olsun gözlerinin içi gülebilmeli.Yeri geldi mi ağlayacaksın da, bu senin güçsüz olduğunu değil aslında ne kadar insan olduğunu gösterir.Utanmak, sıkılmak yok, ağlamaya sıra geldi mi gözyaşların dökülebilmeli.Yalan söyleme, içinden geldiği gibi davranmasını bil.Saklama söyleyeceklerini.Seviyorsan da söyle, nefret ediyorsan da.Buna küstahlık dese de bazıları sen aldırma, lafını esirgeme. Hiç telaşlanmana gerek yok, zor olsa da zoru başarabilmek seni mutlu edecek.

Sen şimdi bebekliğin tadını çıkarmaya bak.Acele etme,yavaş yavaş...Ama unutma, şimdi senle ilgilenen kadar ilgilenenin olmayacak etrafında.Herkes senin yanağını sıkmayacak. Çevrende özel insanlar olacak, senin değerini bilenler, en önemlisi onları iyi seçebilmen. Hadi bakalım kolay gelsin sana.

Hoşgeldin Veli Emre..

4 Mart 2012 Pazar

Before&After


Baktım da her şey bir toz bulutu yine..Eski alışkanlıklardan eser yok sigara ve bira harici.Bloğum kireç tutmuş madem yazayım biraz da renk gelsin can olsun et olsun bloğuma..

Yaklaşık bir buçuk sene geçmiş son yazımdan bu yana.İnsanın hayatında 500 gün çok şey de değiştirebiliyor.Sadece akreple yelkovanı da izleyebiliyorsun onca zaman.Ne yalan söyleyim genel itibariyle baya bir şeyler değişti hayatımda bu zaman zarfında.Buradaki zaman zarfı nerde onu ben de bilmiyorum gerçi neyse..

En basiti artık otobüse bindiğimde sivil parası veriyorum.Öğrenci kartı çıkart o şoferin bakışlarıyla onay bekle artık yok.Bir naiflik varmış lan gerçek bu.Abi diye başlayan her cümlede olduğu kadar vardı evet bir masumiyet bir allahsız 1 lira az veriyorum sevinci içten içe.Ama bunu sonradan sonraya idrak ettim.İdrak yollarım tıkanmış bu süreçte onu da farketmedim değil.

Diğer taraftan her türk asker doğar melodisiyle vardık gittik kırklarıneline.Sanki her japon bilim adamı, her brezilyalı dansçı ya da topçu doğar gibi bir olay var da bize uyarlanmış şekli asker olmuş anasını satayım.Bu yazıya elbette sığmaz askerlik anıları bu boru mu lan.Öncelikle vurdum tekmeyi girdim albayın odasına falan yok kantinciydim olum ben.Para çokomel yaptım.Kapitalist düzen orda da bırakmadı peşimi ya neyse..Kaçmayacaksın demek ki seven dikiliyor işte diken olmak için de zor bir müessese bu teseka..

Şimdileri ise iş arıyorum evet para lazım olum olmaz diğer türlü.Tamam işte okulunu bitir,askere git gel,işe gir çalış,evlen torun torban olsun aşamalarından birinin içindeyim..Evet bazı kriterlerim var ama böyle bir Türkan Şoray kanunları gibi de değil merak etmeyin sayın işverenler.İyi para verin,önemli olduğunu hissettirin firmanın,kariyer merdivenlerinin yürüyen tarafı bozuk olsa da ne olacak biraz dayanır belki kardeş firmanıza geçerim.Sorun mu şimdi biri gider biri gelir demi canım işverenlerim.

Her hafta bir yazı yazmak gibi bir planım var şu şıralar amma velakin plan yapmak da benim işim değil.Arada dürtün beni hadi ahsta la vista señoras y señores..